Nöralterapi nedir?
Nöralterapi, lokal anestezik ilaçların düşük konsantrasyonda ve küçük miktarlarda vücudun belirli bölgelerine enjekte edilmesine dayanan bir tedavi yöntemidir. En sık kullanılan ilaçlar prokain ve lidokaindir; bunlar diş tedavisinde de kullanılan uyuşturucu ilaçlarla aynı gruptadır.
Yöntem 20. yüzyılın başında Almanya'da Huneke kardeşler tarafından geliştirilmiştir ve Avrupa'da, özellikle Almanca konuşulan ülkelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Uygulama; ağrılı bölgedeki cilt içine yapılan küçük kabarcık tarzı enjeksiyonlardan, kas içi tetik noktalara, sinir çevresine veya eski ameliyat izlerine yapılan uygulamalara kadar değişebilir.
Nöralterapi, hastalığın kaynağını ortadan kaldıran bir yöntem olarak değil, kronik ağrının sürmesine katkıda bulunan sinir sistemi yanıtlarını düzenlemeye yönelik bir destek tedavi olarak değerlendirilmelidir.
Nöralterapi nasıl etki eder?
Nöralterapinin temel etkisi, lokal anesteziğin bölgedeki sinir uçlarından gelen ağrı sinyallerini geçici olarak durdurmasıdır. Kronik ağrıda sinir sistemi zamanla aşırı duyarlı hâle gelebilir; ağrı sinyalinin kısa süreli de olsa kesilmesi bu döngüyü kırarak ağrının, ilacın etki süresinden daha uzun süre azalmasına katkı sağlayabilir.
Lokal anesteziklerin ayrıca damar çevresindeki otonom (istemsiz) sinir sistemi lifleri üzerinden bölgesel kan akımını etkileyebildiği ve kas gerginliğini azaltabildiği bilinmektedir. Klasik nöralterapi kuramında yer alan “bozucu alan” (ör. eski bir yara izinin uzak bir bölgede ağrıyı sürdürmesi) kavramı ise bilimsel olarak tam doğrulanmış değildir.
Kanıt düzeyi açısından dürüst olmak gerekir: Nöralterapi ile ilgili gözlemsel çalışmalar ve klinik deneyim, kronik kas-iskelet ağrısında fayda bildirse de yüksek kaliteli, kontrollü çalışmaların sayısı sınırlıdır. Bu nedenle nöralterapi, ilk basamak tedavilerin yerine değil, onlarla birlikte kullanılan tamamlayıcı bir seçenektir.
Nöralterapi nasıl uygulanır?
- 1
Ayrıntılı öykü
Ağrının başlangıcı, geçirilmiş ameliyatlar, yara izleri, diş tedavileri ve eşlik eden hastalıklar sorgulanır; ilaç alerjileri öğrenilir.
- 2
Muayene ve tanı
Ağrının kaynağı ve eşlik eden kas, eklem veya sinir sorunları muayeneyle değerlendirilir; gerekiyorsa tetkik istenir.
- 3
Uygulama planı
Ağrılı segment, tetik noktalar ve gerekirse yara izleri gibi uygulama bölgeleri belirlenir.
- 4
Enjeksiyon
Çok ince iğnelerle cilt içine küçük kabarcıklar şeklinde ya da daha derin dokulara az miktarda lokal anestezik verilir.
- 5
Gözlem ve değerlendirme
İşlem sonrası kısa süre gözlem yapılır; sonraki seansta ağrıdaki değişim değerlendirilerek plan güncellenir.
Uygulandığı durumlar
- Kronik boyun, sırt ve bel ağrısı
- Miyofasiyal ağrı sendromu ve kas spazmı
- Gerilim tipi baş ağrısı ve ense kaynaklı baş ağrısı
- Fibromiyaljide destekleyici tedavi
- Omuz ve diz çevresi kronik yumuşak doku ağrıları
- Ameliyat ya da yara izi bölgesinde süren ağrı ve hassasiyet
- Çene eklemi (TME) çevresi kas ağrıları
Uygulanmadığı / dikkat gereken durumlar
- Prokain, lidokain veya benzeri lokal anesteziklere alerji
- Ciddi kalp ritim veya ileti bozukluğu, ağır kalp yetmezliği
- Myastenia gravis (prokain kullanımında dikkat)
- Kanama bozukluğu veya düzenlenmemiş kan sulandırıcı kullanımı
- Uygulama bölgesinde enfeksiyon
- Ağır karaciğer yetmezliği
- Gebelik (fayda-risk değerlendirmesi gerekir)
- Tanısı konmamış, kırmızı bayrak bulguları olan ağrı
Nöralterapi hangi durumlarda uygulanır?
Nöralterapi en sık, en az birkaç aydır süren ve standart tedavilere yeterli yanıt vermeyen kronik kas-iskelet ağrılarında uygulanır. Bu grupta kronik boyun ağrısı, bel ağrısı, sırt ve omuz ağrıları önemli yer tutar.
Kas kaynaklı ağrılarda, özellikle miyofasiyal ağrı sendromunda tetik noktalara yapılan uygulamalar ağrıyı azaltabilir. Fibromiyalji hastalarında ise ilaç ve egzersiz tedavisine destek olarak bazı hastalarda tercih edilebilir. Ameliyat sonrası iz bölgesinde uzun süre devam eden ağrı ve hassasiyet de nöralterapinin kullanıldığı alanlardandır.
- Kronik boyun, sırt, bel ağrısı
- Gerilim tipi ve ense kaynaklı baş ağrısı
- Çene eklemi çevresi kas ağrıları
- Kas spazmı ve tetik nokta ağrıları
- Yara izi bölgesinde süren ağrı
Nöralterapi nasıl yapılır, acıtır mı?
Nöralterapi uygulamasında çok ince iğneler kullanıldığı için çoğu hasta kısa süreli batma ve hafif yanma hissi tarif eder; lokal anestezik verildikten hemen sonra bu his azalır.
Uygulama öncesinde ağrının yayılım alanı ve hassas noktalar belirlenir. En sık kullanılan teknikte cilt içine küçük kabarcıklar (papüller) şeklinde az miktarda ilaç verilir. Gerekli görüldüğünde kas içindeki tetik noktalara, eklem ya da bağ çevresine veya ameliyat izi boyunca uygulama yapılır. Daha derin yapılara ve sinir çevresine yapılan uygulamalar daha fazla deneyim ve dikkat gerektirir.
İşlem sırasında ve sonrasında hasta bir süre gözlenir. Bazı hastalar uygulama sonrası bölgede sıcaklık, hafiflik ya da kısa süreli uyuşukluk hissi tarif eder.
Nöralterapi kaç seans sürer?
Nöralterapi genellikle haftada bir olmak üzere 3–6 seans olarak planlanır; seans sayısı ağrının süresine ve ilk uygulamalara verilen yanıta göre hekimin değerlendirmesiyle belirlenir.
Her seanstan sonra ağrının azaldığı süre gözlenir; rahatlama süresinin seanslar ilerledikçe uzaması olumlu bir gösterge kabul edilir. İlk üç seansta hiçbir değişiklik olmaması durumunda tanı ve tedavi seçimi gözden geçirilir. Nöralterapi süresince egzersiz ve günlük yaşam düzenlemelerinin sürdürülmesi, kazanılan rahatlamanın korunması açısından önemlidir.
Nöralterapinin yan etkileri ve riskleri nelerdir?
Nöralterapide kullanılan ilaç miktarı düşük olduğu için ciddi yan etkiler nadirdir; en sık görülen tepkiler iğne yerinde hafif morarma, kısa süreli hassasiyet ve geçici uyuşukluktur.
Prokain ester grubu, lidokain ise amid grubu bir lokal anesteziktir; her ikisine de alerji nadir olmakla birlikte mümkündür. Özellikle daha önce diş tedavisinde uyuşturucu iğneye tepki verdiyseniz bunu belirtmelisiniz. Kalp ritim bozukluğu, ağır karaciğer hastalığı veya myastenia gravis gibi durumlarda ilaç seçimi ve doz dikkatle belirlenir.
- Sık: iğne yerinde küçük morluk, hassasiyet
- Ara sıra: kısa süreli baş dönmesi, sersemlik hissi, geçici uyuşukluk
- Nadir: bayılma hissi (vazovagal yanıt), ağızda metalik tat
- Çok nadir ama ciddi: alerjik reaksiyon, derin uygulamalarda damar veya sinir yaralanması, enfeksiyon
Nöralterapi sonrası nelere dikkat edilmeli?
Nöralterapi sonrası aynı gün normal günlük işlere dönülebilir; baş dönmesi hissi olursa kısa bir süre dinlenip geçtikten sonra araç kullanılması önerilir.
Uygulama yapılan bölgede birkaç saat uyuşukluk olabilir; bu sürede bölgeyi sıcak ya da soğuğa uzun süre maruz bırakmamak gerekir. Seanslar arasında ağrının ne kadar süre azaldığını not etmek, bir sonraki seansın planlanmasına yardımcı olur. Hekimin önerdiği egzersizler ve duruş düzenlemeleri bu süreçte de sürdürülmelidir.
Eryaman ve Etimesgut'ta nöralterapi: muayene yaklaşımı
Uzm. Dr. Emine Yüksel Kars, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanlığının yanı sıra nöralterapi eğitimi almıştır. Nöralterapiye karar vermeden önce ağrının nedeni muayene ve gerekirse tetkiklerle aydınlatılır; gece uyandıran ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, ateş veya ilerleyici güç kaybı gibi bulgular varsa öncelik bu durumların araştırılmasıdır.
Uygun hastalarda nöralterapi; tetik nokta enjeksiyonu, kinezyoterapi ve gerekirse ilaç tedavisiyle birlikte bir plan içinde kullanılır. A Life Hospital Etimesgut, Eryaman YHT Garı'nın karşısındadır; Eryaman, Elvankent, Etimesgut ve Sincan'dan gelen hastalar için ulaşımı kolaydır.
Nöralterapi hakkında sık sorulan sorular
Nöralterapi ne işe yarar?
Nöralterapide hangi ilaç kullanılıyor?
Nöralterapi kaç seans yapılır?
Nöralterapinin yan etkisi var mı?
Nöralterapi bilimsel mi, kanıtı var mı?
Nöralterapi bel fıtığına iyi gelir mi?
Ameliyat izine nöralterapi neden yapılır?
Nöralterapi ile tetik nokta enjeksiyonu aynı mı?
Nöralterapiden sonra araba kullanabilir miyim?
Etimesgut'ta nöralterapi yapan doktor var mı?
Nöralterapi kimlere uygulanmaz?
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Tedavi planı hekim muayenesi sonrasında kişiye özel belirlenir. Ani güç kaybı, idrar/gaita kaçırma, göğüs ağrısı, yüksek ateşle birlikte eklem şişliği gibi acil durumlarda 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.


